Yemin billah edenler dahil, yayınlanmış yazıların hangisinin ve ne kadarının doğru olduğu belirsizdir. Site içeriği herhangi bir yaş grubu için sakınca taşıyor olabilir. Yayınlanan yazılardan yazarları sorumludur. Alıntı yapanların kaynak göstermesi, mümkün olabildiğince kalabalık bir topluluk eşliğinde, sesli şekilde alkışlanır. Sayfaların ziyareti süresince yüksek sesle konuşmanın veya gülmenin veyahut da sigara içmenin yasaklanması akıldan bile geçirilmemiştir.
Kızılay'a kan vermek isteyip de HIV, Hepatit B ve Hepatit C testinden geçen gönülülere Sağlık Bakanlığı tarafından ilaveten heteroseksüel olma şartı getiriliyor. Kan verme işleminden önce imzalatılan formda, cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı korunup korunmadıkları yerine gönüllülerin cinsel eğilimleri sorgulanıyor.
Form, Ortadoğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) kan bağışı için stant açan Kızılay görevlileriyle öğrencileri karşı karşıya getirdi. Gönüllülere "homofobik" form imzalatmak isteyen Kızılay, kan toplayamadan standı kaldırmak zorunda kaldı. Tartışma sırasında homofobi karşıtı afişler yırtıldı, öğrenciler polis çağırmakla tehdit edildi. devamı...
Homofobik vampirler için kahvaltı mönüsü
Ulus devletin muhtarı konuştu. Genelkurmay Başkanlığı internet sayfasında bir muhtıra yayınlayarak iki dillilik tartışmalarında taraf olduğunu ilan etti. Ergenekon süreci boyunca şaşırtıcı bir sessizlik sergileyen Genelkurmay böylce 27 Nisan muhtırasından bu yana ilk kez itirazkar bir homurtuyla konuştu.
Mecliste BDP'li milletvekillerinin kürtçe konuşmalarının yerine "Türkçe olmayan bir dil" ibaresi getirilerek sansürlenmesiyle başlayan tartışmalara Genelkurmay üst perdeden bir üslupla hazırlayıp resmi sitesinde yayınladığı muhtırayla katıldı. BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın bölgede iki dilliliği fiilen hayata geçireceklerini ilan etmesinden, Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan'ın da sivil itaatsizlik çağrısında bulunmasından sonra başlayan tartışmalar, Meclis Başkanı'nı da için alan gergin bir atmosfere yol açmıştı.
"Üniter devlet" ve "Ulus devlet" kavramlarına vurguyla başlayan Genelkurmay muhtırasında, Anayasa'nın 3. maddesindeki "Türkiye devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir." hükmüne göndermede bulunuluyor.
Muhtırada dil birliğinin faziletleri övüldükten sonra, "Türk Silahlı Kuvvetleri; Devletin, Anayasamızda yer alan, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi koruma görevi kapsamında; Ulus devlet, üniter devlet ve laik devletin korunmasında her zaman taraf olmuş ve olmaya devam edecektir." denerek açıkça siyasi bir tavır ilan ediliyor.
Ulus devletin muhtarı konuştu. Genelkurmay Başkanlığı internet sayfasında bir muhtıra yayınlayarak iki dillilik tartışmalarında taraf olduğunu ilan etti. Ergenekon süreci boyunca şaşırtıcı bir sessizlik sergileyen Genelkurmay böylce 27 Nisan muhtırasından bu yana ilk kez itirazkar bir homurtuyla konuştu.
Beşiktaşım Bernd Schuster
Bence başbakan bir cahil.
Cahil nitelemesine hakaret içeriğini ben yüklemedim; başkaları, benden uzakta yaptı. Üstelik ben, bu yolla hakaret edilebildiğinden haberdar olduğumda, derhal "bi' dakka!" diyerek muhalefet şerhetmiş, tereddüt beyan etmiş, itiraz söylemişimdir.
Hala da uzlaşmış değilim. Teklif edilmiş olsaydı ki; bir başka sözcüğü "cahil" yerine kullanabilelim ve o hakaret sayılmasın, o zaman bir uzlaşma mümkündü. "Cahil" yerine "kekeme" diyemeyiz. "Göbeği pırtlak" demek de olmaz. Düşünün, ben birini övmek ve bunu cehaleti dolayısıyla yapmak niyetindeyim, önce "cahil" sıfatının adil bir mahkemede yargılandıktan sonra beraat etmesini beklemek zorunda kalıyorum.
Noter huzurunda tatil yahut kasımpatı
Savcılığa göre Pepsi'nin "yaşatır seni" vaadi dolandırıcıların tuzağından daha masum değil. Bu gerekçeyle şirketin, kampanyalarını kullanarak ürünün tüketicilerini tuzağa düşüren dolandırıcı çetelerle ilgili şikayet başvuruları işleme konmuyor.
Savcılık, şirketin "yaşatma" vaadinin, bir miktar para veya kontör karşılığında 100 bin TL vaadeden dolandırıcılarınkinden daha gerçekçi olmadığı görüşünnde. Reklam filmlerinde Seda Sayan'ın oynatıldığı, "Pepsi yaşatır seni" sloganıyla yürütülen pazarlama kampanyası, ürünün tüketicilerinden çok dolandırıcı çetelerinin ilgisini çekiyor. Dolandırıcılar, 100 bin TL ödül müjdeleyen bir mesaj göndererek kampanyayı takip edenleri tuzağa düşürmeye çalışıyor. Tuzağa düşenleri ödüllerinin bir miktar para veya kontör karşılığında ödeneceğini söyleyerek kandırıyorlar.
İncinmedia'ya konuşan Fi Yapı Satınalmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hulusi Sanal, "Valla TIR'ların içinden ne çıkacağını biz de merak ediyorduk. O kadar para saydık. insan hiç olmazsa iki karpuz dört kavun koyar." diyerek tepkisini dile getirdi.
İsim hakkı ticaretinde yaşanan bu krizden sonra gözler Türkiye Futbol Federasyonu'na çevrildi. Türkiye Liglerinin isim hakkını Turkcell'den geri alıp sezon başında Spor Toto'ya satan Federasyon'un TIR'larının içinden aslında tomar tomar şike ihbar mektubu çıktığı, sponsor firmanın "isim hakkı herhalde bu" diyerek sözleşme sonunda iade etmek üzere hiç dokunmadan hepsini soğuk hava depolarına kaldırdığı iddia edildi. Adının açıklanmasını istemeyen bir Turkcell yetkilisi ise "Valla bizim dönemimizde TIR neyin gelmediydi. "Nakliyesi size ait, gelin alın" dediler. Bizden de giden, eden olmadı. Bilemiyorum yani..." şeklinde konuştu.
Yaşanan bu gelişmeler üzerine, hayali ihracat suçlamasıyla yargılanan Yahya Murat Demirel, Orhan Aslıtürk, Nurettin Güven gibi isimlerin de "o kadarını biz de sattık" diyerek dosyalarının yeniden görüşülmesi için mahkemelere başvumaya hazırlandığı bildirildi.
İsim hakkı TIR'ları soyuldu
Beşiktaş ile Fi Yapı arasında imzalanan isim hakkı sözleşmesi beklenmedik bir gelişmeyle mahkemelik oldu. Müteahhitlik şirketi, İnönü Stadı'nın isim hakkını teslim etmeye gelen onlarca TIR'ı, içinden bi' şey çıkmadığı gerekçesiyle geri gönderdi. Gelişmeler üzerine "Nasıl olur? Yolda çalınmış olmalı. İyice bakmışlar mı?" diyen Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören, şaşkınlığını gizleyemedi.